Yıllardır emek verdiğimiz kurumlarda iş müracaatlarındaki daha önce çalıştığınız yerler kısmı çok ilgimizi çekmiştir. Bence iş müracaatını eline alan ve görüşmeye hazırlanan kişinin ilk izlenimi bu kısım olacaktır. Burada bireyin daha önce çalıştığı işyerlerindeki görevi, devamlılığı, ayrılış sebepleri, çalışma suresi ve daha önceki hak edişi, kaç işyeri değiştirdiği. Şahsen ben hep bunları izler okur ve gözlerken hayretler içinde kalıyorum. Bu noktaya da şuradan geliyorum. Bir iş yerine iş müracaatı yapan kişinin amacı şu ise (ÇALIŞMAK)O zaman acaba müracaat formlarındaki bu kadar fazla iş değiştirmesinin altında, yöneticilerin personeli sahiplenememe eksikliği yatmıyor mu? Yazık değimlidir bu fotoğrafa. Yoksa bunları hiç düşünmeden direkt olarak hep çalışanlarımı yargılamalı. Ben şunu iyi biliyorum ki yöneticinin başlıca görevi insan kazanma yönetiminde başarılı olmaktır.
Yani iş müracaatı yapan kişiyi kuruma nasıl dahil edebilirim,
Yetiştirebilirim,
Gelişmesi için yardım edebilirim,
Yönetici kıvamına nasıl getirebilirim,
Kuruma nasıl kalıcı olarak yetişmesini sağlayabilirim,
Uzun soluklu geniş ufuklu nasıl yaparım,
Kendi yerime nasıl alternatif olarak yetiştirebilirim,
Misyonunu nasıl geliştirebilirim,
Başarması için birey in hedef tespitlerinde istikrarı nasıl yakalayacağına yardım edebilirim,
v.s gibi daha fazlaca yazabileceğimiz maddeler YÖNETİCİNİN görev ve sorumluluklarıdır.
Şimdi etrafımızı gözlemlediğimizde kitabi olmayan tespit ettiğim şu 3 yönetim şekli görünüyor.
1. Film ile
2. Zulum ile
3. İlim ile.
Film ile: kişiyi gidebildiği yere kadar idare ederek çalıştırmak. Bu tür yönetimin içinde kul hakkı sıkça geçer. Sonuç olarak başarı oranı sıfırdır. Sürekli olarak insan asimilasyonu gayreti içinde bulunurlar. Akıllarınca idare ettiklerini sanırlar ama zaman sonra veya aylar geçtikçe yanlarında ve etraflarında kimseyi bulamazsınız.
Zulüm ile: bu tür davranış ise çok çalışmak mecburiyeti olup kısmen kuşatılmışlar tarafından yaşam süren kişilere uygulandığı görülmektedir. Hakları yense de pek ses çıkarmazlar. Adeta köle misali ne verirlerse eyvallah eden tiplemelerdir.
İlim ile: idareci burada iş ilmiyle olması gereken şekilde idare şekli belirlemektedir. Adama göre iş değil işe göre adam belirleyen bu tür idareciler yönetimlerini akıllıca yaparlarken, çalıştırmış oldukları bireylerin ilgisini alırlar. Zaman sonra o çalışanlar akıllarda kaldıkları gibi gönüllerde de kalırlar.
Esen kalın.
-
Son Yazılar
Son Yorumlar
- BENİ KİM MOTİVE EDEBİLİR? YÖNETİCİM Mİ? DOĞAN GÜNEŞ Mİ? için barış kılıç
- İletişim için BURCU SEVİM
- ÇİĞERDEN. için emine güvenç
Arşivler
Kategoriler
Meta



